Barışı Düşle

2015 yılının sonbaharında barışı konuştuk, barışı tartıştık, barışı düşledik. Barışın ve yeniden inşasının bir kez daha önem kazandığı içinde bulunduğumuz dönemde; barış süreci, barış, demokrasi ve insan hakları konularını sivil toplum, akademi, basın ve sanat alanlarından farklı isimlerle tartıştık. #BarışıDüşle yazıları için tıklayınız. 

Umut Vedat #BarışıDüşle için yazdı

Barışa köprü kurabilen sanat algısı üstüne
Bulunduğumuz coğrafyada devlet geleneği açısından ve ne yazık ki hala pek çok kimse için barış tasvir edilirken, yine silahlarla sağlanan bir sessizleştirme ortamı, bir aynılık ve yekten bilirlik üzerinden tarif edilmekte. Bu sessizliği bozan her türlü dışa vurum ve farklılık reddedilmekte. Bu durum kültürel tektipleşme baskısı kurarken, baskı altındaki kültür ve sosyal gruplar yaşamın her alanında kendi karşıt direnişini yaratmaya başlar.

Yazının devamı için tıklayınız.

Ömer Ongun #BarışıDüşle için yazdı

Kimin Savaşı?

Savaşarak barışılmaz…

Günlük hayatlarımızı derinden etkileyen zor zamanlardan geçiyoruz. İnsanlık, bir yandan teknoloji, iletişim ve ulaşım alanlarında her geçen gün ilerlerken öte yandan tüm sorunlarını şiddetle çözme konusunda daha da hevesli duruyor. Dünya savaşlarının yerini bölgesel çatışmalar, silahlı mücadeleler ve gündelik şiddet pratikleri alıyor.

Yazının devamı için tıklayınız.

Nebahat Akkoç #BarışıDüşle için yazdı

Nasıl barışacağız?
Biz barışı konuşmaya çalışırken, silahlar patlamaya devam ediyor. Yeni canlar yitiyor. Yeni acılar, öfkeler, kinler birikiyor bir taraftan. Oysa barış, öfkenin, kinin, öç alma duygusunun yüreklerden silinmesidir. O nedenle ilk iş ölmeyi ve öldürmeyi seçenlerin bundan vazgeçmesini, silahların susmasını sağlamak.

Yazının devamı için tıklayınız.

Hakan Altınay #BarışıDüşle için yazdı

Niye Selamlaşırız?
Niye selamlaştığımızı, nasıl selamlaştığımızı hiç düşündünüz mü? Selamlaşma çoğu zaman üzerine kafa yormadan, otomatik olarak yaptığımız bir şey. Lakin ciddiye alıp, merak edip, biraz araştırdığınızda ilginç bulgular çıkıyor. Mesela tokalaşmanın kökeni Eski Yunan’a kadar gidiyor; çıkışındaki saik silah, bıçak taşımadığımızı karşı tarafa göstermek ve şiddetin gündem dışına atıldığını teyit ederek ilişkiye başlamak. Asker selamının altında da uzaktan yaklaşmakta olan askerlere elimizde mızrak ya da başka bir silah olmadığını gösterme niyeti var.
Yazının devamı için tıklayınız.

Güneş Daşlı #BarışıDüşle için yazdı

Barış süreçlerinde kadınlar: Dünya deneyimleri ve Türkiye
Türkiye’de Kürt sorununun barışçıl çözümüne dair savaşın en yoğun olduğu 90’lı yıllardan günümüze barış mücadelesi yürütülmekte. Bu mücadeleler içerisinde sürekliliği olan ve dönem dönem farklılıklar olsa da ortak bir mücadeleyi içeren bir barış hareketi olarak kadınların mücadelesi öne çıkıyor.

Yazının devamı için tıklayınız.

Gülcihan Erol #BarışıDüşle için yazdı

Ne için savaş?
Türkiye’deki sivil toplum hareketi son yıllarda gelişim kat etse de hala 20. yüzyıl refleksleri ile hareket etmekte. Kişisel gözlemim, temel haklardan biri olan protesto hakkı dışında pek bir şey yapmayan, yapamayan bir sivil toplumumuz var. Barış konusu da bu yaklaşımdan payını alıyor ne yazık ki. Sadece sokağa çıkıp,  barış için güzelleme yapmak dışında hiçbir şey yapılamıyor.

Yazının devamı için tıklayınız.

Ece Aydan Göbüt #BarışıDüşle için yazdı

Barışın temel ilkesi nedir?
İnsanlığın varoluşundan bu yana hep gereksinim duydukları, genelde oluşumu için hep düşünsel ya da eylemsel uğraşı içinde oldukları en büyük olgu “barış” olmuştur. Barış aynı zamanda eşitlik ve mutluluk demektir. İnsanların elindekiyle hiçbir zaman mutlu olamadığını düşününce barış epey bir önem kazanıyor bizim için.

Yazının devamı için tıklayınız.

Alev Karaduman #BarışıDüşle için yazdı

Bazısı için de barış değil, barışmak!
Kelimelerin en iyi, en derine inen anlamlarının çoğunlukla ilk öğrendiğimiz anlamları olduğunu düşünürsek, ‘barış’ın çoğumuzun aklında küsmekten vazgeçtiğimiz, mücadelemizi art niyetimizi geride bıraktığımız durum olduğunu söyleyebiliriz.
Yazının devamı için tıklayınız.