Cinsel Şiddete Karşı Hukuki Yardım Derneği mülteci kadınların öyküsünü yazıyor

Cinsel Şiddete Karşı Hukuki Yardım Derneği mülteci kadınların öyküsünü yazıyor

Cinsel Şiddete Karşı Hukuki Yardım Derneği #SivilDüşün desteğiyle mülteci kadınların başarı öykülerini bir araya topladı. Ayrımcılığın önüne geçmek ve göç sürecinin güçlüklerini gözler önüne sermek üzere başlatılan çalışma sonucunda “Eşik” isimli belgesel ve “Onbeş” isimli kitap ortaya çıktı. Mülteci kadınların hikayesini dernek adına filmi yöneten ve kitabın yayınlanmasını sağlayan Dilek Gül‘den dinledik.

– Cinsel Şiddete Karşı Hukuki Yardım Derneği’nin nasıl bir araya geldiğini ve çalışmalarını kısaca anlatır mısınız?

Cinsel Şiddete Karşı Hukuki Yardım Derneği 16 Mart 2015’te kuruldu. Bugüne kadar 155 kadına ücretsiz hukuki yardım, tıbbi ve psikolojik rehberlik hizmeti verdi. Dernek, Olof Palme Center’in fon desteği ile faaliyetlerini sürdürmekte.

Özellikle faaliyet gösterdiği alanlar, cinsel şiddete maruz kalan kadınlara hukuki yardım, Suriyeli kadın ve çocuklara hukuki ve insani yardım ve trans bireylere ücretsiz hukuki yardım ile tıbbi ve psikolojik yönlendirme. Son üç yılda yaptığı çalışmalar, Suriyeli kadın ve çocuklara hukuki, sağlık ve insani yardım, cinsel şiddete maruz kalan kadınlara hukuki yardım ve trans bireylere hukuki, tıbbı ve psikolojik yardım.

– “Mülteci Kadınların Başarı Öyküleri- Belgesel ve Kitap” kampanyasının amacını ve sonuçlarını bizimle paylaşabilir misiniz?

Çalışmamız kısaca, halen Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Suriyeli kadınların başarı öykülerini aktarmayı, onları görünür kılmayı ve toplumda farkındalık yaratmayı hedefleyen bir belgesel ve kitap çalışması. Amacımız yabancı düşmanlığı, ayrımcılık, dışlanma ve yabancılaşmanın görülebilmesi, toplumu göç etmenin güçlükleri hakkında bilgilendirmek ve Suriyeli mülteci kadınlar için empati kurmak ve farkındalık yaratmak. Çalışmamız mülteci kadınları özetliyor, yabancı ülkede var olma çabalarını, kendilerine ve ailelerine yönelik azim, yetenek, motivasyonları, direnişleri, geleceği umutları ve savaşa rağmen hayatta kalmaları, yıllarca süren tahrip ve kayıpları göstermeyi amaçladı. Geldiğimiz aşamada çok olumlu tepkiler ve davetler aldık, almaya da devam ediyoruz. Özellikle Suriyeliler arasında çok fazla konuşulan ve olumlu karşılanan bir iş oldu. Türkiye tarafından da çok çok destek gördük ve fikrin daha da geliştirilmesi için çalışmalarımız sürüyor.

– Kampanyaya hangi sivil toplum örgütleri destek sundu ve ne gibi işbirlikleri geliştirdiniz?

Şu ana kadar yapılan görüşmeler cesaretimize cesaret kattı ve Sivil Düşün, DVV International ve Açık Toplum Vakfı’na yaptığımız fon başvurularımız kabul edildi. Bunu yanı sıra manevi destekler aldık. Örneğin Fransız Kültür Merkezi, Çağdaş Sanatlar Merkezi gibi çok önemli salonlarda filmimizin gösterimlerini yaptık. Yine kadınlarla yaptığımız çalışmalarımızda İKGV ve BM’den de destek aldık. Uluslararası gösterim için çeşitli dernekler, sivil toplum örgütleri ile temaslarımız sürmekte. Bunun yanı sıra Gaziantep Belediyesi ve AFAD kamplarından birinde filmi göstermek gibi bir hedefimiz söz konusu. Gerekli görüşmeler yapıldı ve sonucu bekliyoruz. Yine kitabın basımı için BELGE Yayınevi ile bir görüşme yapıldı. İçerik beğenildi ancak kitabın basımı için maddi destek aramalarımız sürmekte. Çalışmamızın Türkiye ayağını bitirir bitirmez, bu kez Almanya ve Fransa’da bir gösterim hedefliyoruz. Bunun için de temaslarımız sürüyor.

– 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne yönelik mesajınızı alabilir miyiz?

8 Mart’ın tüm dünya kadınları için özgür ve güçlü bir yıl olmasını temenni ediyoruz. Dayanışma ile daha güçlü 8 Mart’lara…