#İklimİçin EUROSOLAR Türkiye ile çalışmalarını konuştuk

#İklimİçin EUROSOLAR Türkiye ile çalışmalarını konuştuk

Sivil Düşün’ün iklim değişikliğine dikkat çekmek amacıyla başlattığı #İklimİçin kampanyası çerçevesinde EUROSOLAR Türkiye (Yenilenebilir Enerji Birliği) ile konuştuk. Sorularımızı EUROSOLAR Türkiye adına Tanay Sıdkı Uyar yanıtladı. 

Sivil Düşün ile Etkinlik/Toplantı Desteği kapsamında IRENEC 2019 Konferansı’nı düzenleyen EUROSOLAR Türkiye, konferansa Türkiye’nin 30 farklı kentinden çevre örgütü temsilcilerini bir araya getirdi.

EUROSOLAR Türkiye’nin çalışmalarını kısaca anlatır mısınız?

EUROSOLAR Türkiye Yenilenebilir Enerji Birliği’nin amacı, enerji gereksiniminin bugün hemen hemen tümünü sağlayan fosil kaynak esaslı yakıtlar (petrol, doğalgaz ve kömür) ve nükleer enerjiyi, yenilenebilir (rüzgâr, güneş, biyokütle ve su) ve dolayısıyla çevre dostu ve temiz enerji kaynakları ile ikame etmektir.

EUROSOLAR Türkiye, Anadolu’nun, çağlar boyu, üzerinde barındırdığı bütün uygarlıklar için her türlü doğal kaynağı ve zenginliği cömertçe sunmuş bir su ve güneş ülkesi olarak bugün de çevreyi kirletmeyen, doğal ve kültürel değerleri yok etmeyen doğrudan ya da dolaylı güneş enerjilerine dayalı bir güneş uygarlığını yaratabilecek tüm olanaklara sahip olduğunu düşünmektedir.

EUROSOLAR Türkiye;

  • Çevre kirliliğinin ve iklim değişikliğinin temel nedeni olduğu artık tartışılmayan ve toplumsal maliyetleri de bugüne kadar göz ardı edilen petrol, kömür ve doğal gaza dayalı enerji politikalarının yeniden ele alınması ve gelişmiş ülkelerin yaptığı gibi uzun erimli, güneş, rüzgâr, jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesini de içeren bütüncül bir enerji politikasının geliştirilmesi,
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarının, kalkınma-kentleşme politikalarının ve kentsel planlama süreçlerinin temel hareket noktalarından biri olarak ele alınması, güneş, rüzgâr enerjisi ve jeotermal enerjiden yararlanma ve enerji tasarrufu bilincinin toplumsal eğitim süreçlerinde kentleşme ve yapı üretimi ile ilgili mesleki eğitim süreçlerinde, yer almasının sağlanması,
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının, temiz çevre, temiz enerji, sağlıklı ortam, daha az hastane gideri gibi yararlarının yanında, yeni iş imkanları yarattığını, büyüyen enerji ihtiyacına katkı sağlayacağını, bağımlılık ve ithal zorunluluğunu giderdiğini, istenen her yerde üretilebildiği gibi, dağıtım ve iletim masrafları olmadığının dikkate alınması,
  • Özellikle güneş enerjisinden yararlanma ve güneşten elektrik üretimi teknolojilerinin ve piyasalarının geliştirilmesi için, kamunun öncülük etmesi ve destekleme politikaları geliştirmesi, bu doğrultuda, merkezi ve yerel yönetim kuruluşlarının, bilim ve teknoloji kuruluşları, üretici firmalar, meslek örgütleri ve kooperatifler ile işbirliği yapmaları, bu çalışmalarda küresel ve bilimsel gerçeklerin ışığında, multi-disiplinerliğin ve multi-sektörlüğün gereklerine ve risk yönetimi ilkelerine uyulması,
  • Yenilenebilir enerji kaynakları kamusal politikasının geliştirilmesi için, var olan hukuksal altyapıya, eksikliklerinin tamamlanarak işlerlik kazandırılması yolunda faaliyet göstermektedir.

EUROSOLAR Türkiye’nin her yıl gerçekleşen ve önemsenen faaliyetlerinden biri Güneş Ödülleri’dir. Yenilenebilir enerjilerin kullanımında yeni ve yaratıcı uygulamaları sergilemiş şehirler, belediyeler, birlikler, şirketler, bireyler, mühendisler, mimarlar ve organizasyonların ödüllendirildiği EUROSOLAR Türkiye Güneş Ödülleri kapsamında kazanan adaylar EUROSOLAR Avrupa Güneş ödülü yarışması için önerilmektedir.

Derneğimiz bünyesinde gerçekleşen bir diğer önemli çalışma ise Sivil Toplum Diyalogu Programı kapsamında Avrupa Birliği Bakanlığı ile Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen ve 2016-2017 yılları arasında uygulanan ‘Toplumların Güçlendirilmesi’ (Powering Communities) projesidir. Projede amaç; ‘topluluk enerjisi’ kavramının Danimarka’daki uygulaması konusunda veri edinmek; Diyarbakır, Van, Çanakkale ve Burdur illerinde ilgili paydaşları bir araya getirmek; kâr amacı gütmeyen kooperatiflerde örgütlenerek bölgesel ısıtma ve elektrik ihtiyaçlarını karşılamanın mümkün olduğunu göstermek ve örnek topluluk projelerini tasarlamalarına katkıda bulunmak olarak belirlenmiştir.

EUROSOLAR Türkiye Yenilenebilir Enerji Birliği, %100 yenilenebilir enerjiye geçişin teknik, ekonomik ve siyasi boyutlarının ve sanayide, mimaride, ulaşımda ve eğitimde hayata geçme yollarının tartışılacağı uluslararası bir platform yaratmak amacıyla her yıl IRENEC Uluslararası %100 Yenilenebilir Enerji Konferansı’nı düzenlemektedir. Önümüzdeki yıl, 15-17 Nisan 2020 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Konferans, 10. yılını kutlamaktadır.

Yararlandığınız Sivil Düşün desteğini kısaca anlatır mısınız? Konferans sonuçlarını bizimle paylaşabilir misiniz? Konferans yeni ortaklıkların olanağını yarattı mı?

IRENEC 2019 Konferansına Türkiye’deki 30 ilden Sivil Düşün desteğiyle katılan çevre STK yöneticileri, Bölgesel Platform sekreterleri, öğrenci ve mühendisler enerjide çözüm konusunda bilgi ve tecrübe edindi ve kentlerine döndüklerinde bu birikim aracılığıyla diğer paydaşlarla kurdukları etkileşimlerde etkin olarak yer aldılar.

Böylelikle enerji sorunlarına yalnızca karşı çıkış değil bu sorunların doğru olarak tanımlanıp uygulanabilir çözümler üretilmesi noktasında sivil toplum aktörlerinin etkin varlığı sağlanmış oldu. Toplantı katılımcılarının oluşturduğu bir iletişim ağı aracılığıyla Sivil Düşün Toplantı Desteği ile gerçekleştirilen bu çalışma sürdürülebilir kılındı.

İklim değişikliği konusunda sizce Türkiye’de atılması gereken ilk adım nedir?

Fosil yakıt kullanımı derhal durdurulmalıdır.

Tüm fosil yakıt aramalarına son verilmelidir.

Ülkemizde fosil yakıt kullanımının toplumsal maliyetleri hesaplanmalıdır.

Her Belediye yerel enerji karar destek modelini oluşturarak sıfır karbon kentlere geçiş için kentteki paydaşlarla bir yol haritası oluşturmalıdır.

Her kentin sera gazı emisyonu azaltma stratejilerinin kentin enerji ve ekonomi sistemlerine etkilerini analizi yapılmalıdır.

Bu yol haritası çerçevesinde kentlerin altyapısı akıllı şebekeler ve yenilenebilir enerji depolama sistemleri de dahil olmak üzere %100 geçişe hazırlanmalıdır.

Enerji alanındaki yeşil çözüm, mevcut en iyi teknolojilerin kullanıldığı akıllı şebekelerin, yenilenebilir enerji depolama sistemlerinin ve enerjinin son kullanım verimliliğinin entegrasyonuyla %100 yenilenebilir enerji hedefine ulaşılmasıdır.

Küresel yaşam alanımızda geleceğin enerji sistemlerinin geleceğin teknolojileriyle planlanması ve eski teknolojilerin bir pazardan diğerine kaydırılmasının önüne geçilmesi için enerji-ekonomi-ekoloji alanında karar verme modelleri ve dış maliyetlerin içselleştirilmesi gereklidir.

“#İklimİçin….” mesajınız ne olur?

İklim için mücadelede esas olan en kısa sürede çözümün ortaya konulup yaygınlaştırılıp uygulamaya başlanmasıdır. Eğer çözümünüz varsa ki bu, sıfır karbon ve %100 yenilenebilir enerjiye geçiştir. Bu konuda koruyucu hekimlik örnek alınmalıdır. Hasta olmadan hastalık nedenlerini ortadan kaldırabilirsek ilaçlara gerek kalmayacaktır. Ağlayan çocuğa tokat atmak çözüm değildir. Neden ağladığını anlamak ve ağlama nedenini ortadan kaldırmak önemlidir ve kalıcı çözümler sağlar. İklim için de sürekli felaket olacağını söyleyip çözümü talep etmemek sorundan yana olmak sonucunu doğurur. Enerjide yeşil çözüm, enerjinin etkin kullanımı ve yenilenebilir enerjiye ‘topluluk enerjisi’ temelinde geçiş ile mümkündür. ‘Topluluk enerjisi’ ise enerji üretiminin yerelin bilgisi dahilinde, yerelin kararlarıyla ve sahipliğinde gerçekleşmesidir. Bu nedenlerle mesajlarımız:

#İklimİçin%100YenilenebilirEnerji

#İklimİçinTopluluk Enerjisi