#HakÇetelesi Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD)

#HakÇetelesi Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD)

CEİD- Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği’nin #HakÇetelesi tanımları:

Hak temelli yaklaşım

İnsan hakları belgeleri normatiftir. Aynı nedenle insan hakları belgelerine taraf olanlar ve/veya bu belgelerde sayılan yükümlülük sahipleri insan haklarını teşvik etme, saygı gösterme, koruma ve hayata geçirme yükümlülükleri üstlenirler. Hak temelli yaklaşım, hakların normlarının, standartlarının ve prensiplerinin politika geliştirme, planlama, uygulama, değerlendirme ve bunların sonuçları ile projelere, programlara bunların faaliyetlerine insan haklarını entegre ederek hakların hayata geçirilmesini sağlamayı hedefleyen kavramsal bir çerçevedir. Bir alan veya konuda hak temelli yaklaşımın benimsenmesi, ilgili alanda geliştirilen politikaların normatif olarak insan hakları standartlarına dayanması ve uygulamada hakların teşviki, saygı gösterilmesi, korunması ve hayat geçirilmesinin sağlanmasıdır. Hak temelli yaklaşımın benimsenmesiyle ilgili alandaki politikalar ve uygulamaları ile insan haklarının hayata geçirilmesine ilişkin normatif yükümlülüklerin karşılıklı olarak birbirlerini desteklemesi sağlanır.

Hak temelli yaklaşımın nasıl olacağına dair verili bir reçete olmamakla birlikte, aşağıdaki ilkeler çerçeve olarak kabul edilmektedir:

  • Hukuksallık: Hukuksallık basitçe mevzuata uygunluk değildir. Bütün paydaşların bütün uygulama ve süreçlerin uluslararası insan hakları hukukuna dayanması ve hiçbir şekilde hiçbir kişinin hakların ihlal edilmemesidir.
  • Ayrımcılık yasağı ve eşitlik: İnsan hakları sözleşmelerinde doğan en temel bu normlara her aşamada uyulması ve en fazla dışlanan ve güçsüz hak sahiplerinin dikkate alınmasıdır.
  • Katılımcılık: Hak ve yükümlülük sahiplerinin tanımlanarak bütün süreçlere katılımlarının sağlanmasıdır.
  • Güçlenme: Bütün ana paydaşların (program/politika tasarlayanlar, uygulayanlar ve hak sahipleri) kapasitelerinin artırılmasıyla hem hakların talep edilmesini, hem de yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamadır.
  • Hesap verebilirlik ve şeffaflık: Hesap verebilirlik ve şeffaflık standartlarına uyma. Her alan ve sektör için hesap verebilirlik ve şeffaflık standartları geliştirilmiştir. Uluslararası sivil toplum için benimsenen standartlar için bkz. https://s3.amazonaws.com/webprofile-ngos/Files/22/INGO-Accountability-Charter_en.pdf
Savunuculuk

Savunuculuk, hayata geçirilmesine çalışılan bir konuda politikaları ve uygulamalarını değiştirmek, kurumları yeniden biçimlendirmek, iktidar ilişkilerini dönüştürmek ve bireylerin tutum ve davranışlarını değiştirmek için sivil toplum tarafından kullanılan bir araç ve benimsenen bir yaklaşımdır. Savunuculuk çeşitli temellerde yapılabilir, yardımseverlik ve haklar bu temellerden öne çıkan ikisidir. Hak temelli savunuculuk için yardımseverlik temeli yeterli değildir, çünkü yardım severlik kapsamında yürütülen savunuculuğun sorduğu ilk soru “bu konuda, bu grup insanın neye ihtiyacı var?” şeklindedir ve tanımlanan ihtiyaçların giderilmesine hizmet eder. Oysa, hak temelli savunuculuk “hangi haklar göz ardı edildi veya çiğnendi?”, “hakların hayata geçirilmesi için ne yapmalı?” sorularıyla savunuculuk faaliyetlerini planlar. Hak temelli savunuculuk insan haklarının anaakımlaştırılmasına hizmet eder. Hak temelli savunuculuk yöntemleri şunlardır:

  • İzleme ve değerlendirme: Hakların teşviki, hayata geçirilmesi ve korunması ile haklara saygı gösterme yükümlülüklerindeki eksikliklerin izlenerek belgelenmesi ve raporlanması.
  • İfşa etme: Hakları göz ardı edenlerin veya çiğneyenlerin adlarını ve ihlal ettikleri konuyu medya aracılığı ile ilan etme
  • Eğitim: Haklar, yükümlülükler, sorumluluklar ve hakların hayata geçirilmesi gibi konularda bireylerin farkındalığını artırma
  • Güçlendirme: Bireylerin haklarını talep etmelerini, seslerini duyurmalarını, katılmalarını ve hakların hayata geçmesi yönünde değişimi sağlamaları için kapasite yaratma
  • Yükümlülük sahiplerinin güçlenmesi: Hükumet kuruluşlarının ve diğer yükümlülük sahiplerinin haklar ve yükümlülükler konusuna kapasitelerinin ve farkındalıklarının artırılması
  • Lobicilik: İnsan hakları norm ve standartları doğrultusunda öneriler yapma ve devlet kuruluşları temsilcilerine veya yükümlülük sahiplerine basınç uygulama
  • Mecbur etme: Göz ardı edilen hakları veya ihlalleri adalete götürme; uluslararası başvuru araçlarını kullanma veya yerel mahkemelerde davanın argümanlarını uluslararası insan hakları belgelerine dayandırma
  • Hayata geçirme: Hakların hayata geçirilmesini sağlamak için hizmet sunma
Aktif vatandaşlık

Aktif vatandaşlık, katılımcı demokrasi anlayışı çerçevesinde tanımlanır. Katılımcı demokrasi, seçimler ve oy vermeye dayalı temsili demokrasiyi geliştirmek ve derinleştirmek için vatandaşların politika yapım ve uygulama süreçlerine aktif olarak katıldığı demokrasidir. Aktif vatandaşlık ve katılımcı demokrasi, karar alıcılar ile sivil toplum arasında sürekli iletişim kurma, görüş alma ve bilgi alış-verişi için diyaloğu gerektirir. Bütün politika ve programların geliştirilmesinde hak temelli yaklaşım, hem vatandaşları hak sahibi olarak tanımlar, hem de katılımcı süreçlerin işletilmesini talep etmesini mümkün kılar. Aktif vatandaşlığın geliştirilmesinde sivil toplumun iki yönlü işlevi vardır. Katılımı mümkün kılan süreçlerin hayata geçirilmesi ve işletilmesi için savunuculuk yapmak ve vatandaşları hak sahipleri olarak güçlendirerek gönüllü çalışmaları ve sivil toplum örgütleri aracılığı ile karar alma süreçlerine katılmalarını sağlamak.

#HakÇetelesi kampanyasının diğer paylaşımları için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız:

http://sivildusun.net/hak-cetelesi