‘Hapishanelerde Ücretsiz Ped Hakkı’ kampanyasının detaylarını dinledik

‘Hapishanelerde Ücretsiz Ped Hakkı’ kampanyasının detaylarını dinledik

#SivilDüşün desteğiyle Hapiste Kadın Ağı’nın yürüttüğü “Mahpuslar için Ücretsiz Ped Hakkı!” kampanyasını, ağın temsilcilerinden Duygu Doğan’dan dinledik. Kampanya kapsamında Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CISST) bir araya getirdiği sivil toplum örgütleri kampanya ile ilgili hem hapishanelerde hem de TBMM’de çeşitli çalışmalar yürüttü. Kampanyanın ayrıntılarını incelemek ve Hapiste Kadın Ağı’nı yakından tanımak için aşağıdaki röportaja göz atabilirsiniz:

– Hapiste Kadın Ağı’nın nasıl bir araya geldiğini ve çalışmalarını kısaca anlatır mısınız?

Hapiste Kadın Ağı 2015 yılında Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu desteğiyle yürüttüğü “Türkiye Hapishaneler Enformasyon Ağı” projesi kapsamında kadın ve LGBTİ+ örgütlenmeleri ile hapishane alanında çalışan diğer sivil toplum örgütlerine yaptığı çağrı sonucunda kuruldu. Türkiye’de diğer tüm alanlar gibi ceza infaz politikaları ve hapishaneler de tümüyle erkek egemen bakış açısıyla kurgulanmıştır ve kadınların maruz kaldıkları sistematik ayrımcılıkları ve yaygın erkek şiddetini görmezden gelmektedir. Bu durum, kadınların ve transların ayrımcılığa ve hak kaybına uğramasına neden olmaktadır. Hasta, yabancı, trans, engelli, HIV+, çocuğuyla kalan kadın mahpuslar ya da kız çocukları hem toplumsal cinsiyet eşitsizliği hem de özel durumları sebebiyle çoklu ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Bu bakış açısıyla bir araya gelen Hapiste Kadın Ağı, kadın mahpusların yaşadıkları sorunlara, hak ihlallerine, yapısal ayrımcılıklara dair veri toplamak, kadın olmaktan kaynaklı ihtiyaçlarını tespit etmek ve bunları kadınların insan haklarından faydalanmaları temelinde ele alarak bunlarla etkili mücadele yolları bulmayı amaçlar.

Bu kapsamda kadın mahpuslarla mektuplaşma vasıtasıyla sorunları ve ihlalleri tespit ederek, bunların çözümü için mahpuslarla iş birliği içinde ilgili kamu otoritelerine düzenli başvurular yapıyoruz. Mahpuslara haklarından etkili biçimde faydalanabilmeleri ve adalete erişimde karşılaştıkları engelleri aşabilmeleri için destek sunmaya, soruna özgü bilgilendirme ve yönlendirmeler yapılmaya çalışıyoruz. Mesela, mahpuslara başvuru kılavuzları, örnek dilekçeler ve kaynak kitaplar gönderiyoruz. Çoklu ayrımcılığa maruz bırakılan kadınlarla dayanışmayı artırabilmek için diğer ağlarla, sivil toplum örgütleriyle ve meslek örgütleriyle iş birliği kuruyoruz. Düzenli çalışmalarımız kadın mahpusların deneyimlerini, taleplerini ve ihtiyaçlarını anlamamızın yanı sıra bu alana dair veri üretmemizi sağlıyor. Cinsiyete ve cinsel kimliklere duyarlı ceza infaz politikalarının üretilmesi amacıyla bu somut verileri temel alarak kadınların taleplerini görünür kılacak kampanya gibi faaliyetler yapıyoruz. Bunları planlamak, sonuçlarını değerlendirmek ve ağı genişletmek amacıyla amacıyla her yıl bir atölye düzenliyoruz.

– Ücretsiz Ped Hakkı kampanyasının amacını ve sonuçlarını bizimle paylaşabilir misiniz?

Ücretsiz Ped Hakkı Kampanyası kadın mahpusların gündelik sorun ve ihtiyaçlarına odaklanan, bu sorunun çözülmesini veya ihtiyacın “hak” olarak görülüp giderilmesini talep eden bir bakış açısıyla kurgulandı. Mahpus kadınlar görüşmelerde ve mektuplarında geçici ayni yardım örnekleri dışında- talep etmelerine rağmen ücretsiz ped sağlanmadığından, kantinlerde kimi zaman ped bulunmadığından, bulunsa dahi tek tip ve tek marka olduğundan, tampon kullanan kadınlar açısından ise durumun daha da kötü olduğundan bahsediyorlardı. Bu bakımdan, pede ücretsiz erişimin temel bir sağlık hakkı olarak tanınması her kadın mahpusu yakından ilgilendiren, kadınların yaşam standartları ve sağlığı ile doğrudan ilgili bir konuydu. Bu sebeple ağ bileşenleri olarak bu konu üzerine yoğunlaşmaya karar verdik.

“Mahpuslar için Ücretsiz Ped Hakkı!” sloganı altında başlattığımız kampanyada temel hedefimiz bu hakkın yasal güvence altına alınmasıydı. Bu kapsamda kadın ve LGBTİ+ örgütlerine açık bir imza kampanyası düzenledik ve imzalarla birlikte bu talebimizi meclise ve ilgili bakanlıklara ilettik. Konunun en temel muhatabı olan Adalet Bakanlığı ve diğer ilgili bakanlıklar olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’ndan randevu talebimize olumlu yanıt alamadık. Mecliste grubu olan tüm siyasi partilere ve insan hakları kurumlarına da görüşme talebimizi ilettik. Kasım 2017’de Meclis İnsan Hakları Komisyonu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve meslek odalarıyla görüşme imkânımız oldu. Meclis İnsan Hakları Cezaevi Alt Komisyonu adına komisyon başkanı, AKP Milletvekili Mehmet Metiner ile görüştük. Komisyon talebimizi Adalet Bakanlığı’nın da gündemine taşıyacağı ve regl olan tüm mahpuslar için ücretsiz ped ihtiyacının, kalıcı olarak karşılanması adına çözümün en kısa zamanda üretileceği, şimdiden sorunun çözülmüş olarak görülmesi gerektiği belirtildi.

Mahpuslarla süren mektuplaşmalarımız sonucunda ücretsiz ped hakkının hala genel bir uygulamaya dönüşmediğini, bazı hapishanelerde mahpuslar talep ettiğinde bu ihtiyacın karşılandığını bazı hapishanelerde ise taleplerin reddedildiğini görüyoruz. Çünkü söz verildiği gibi, ücretsiz ped hakkı hala yasal güvence altına alınmadı. Kampanyanın sunuca ulaşabilmesi için ilgili kurumlarla iletişimimiz devam ediyor.

– Kampanyaya hangi sivil toplum örgütleri destek sundu ve ne gibi işbirlikleri geliştirdiniz?

Türkiye’nin her yerinden 79 kadın ve LGBTİ+ örgütünün imzacı olduğu kampanyanın birçok ayağı vardı ve bunların her birinde farklı örgütler görev aldı, iş birliği yaptı. Bazı örgütler kampanyanın sloganının, duyurularının ve görsel materyallerinin üretilmesinde görev alırken, bazıları imza kampanyasını aktif olarak takip ederek diğer kadın örgütlerinin kampanyaya dahil edilmesinde aktif rol aldılar. Pek çok örgüt, kampanyanın ulusal ve yerel basında yer bulması için uğraştılar. Bunun yanında sosyal medya platformları kampanyanın duyurulması ve destek bulması amacıyla başvurulan mecralardan biriydi. İmzacı örgütler içinden oluşturduğumuz heyet Meclis komisyonları, siyasi partiler, meslek örgütleri ve insan hakları kurumları ile görüşmeler gerçekleştirdiler.

Kampanyaya katılan sivil toplum örgütlerinin listesi için tıklayınız.

– Hapiste Kadın Ağı’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne yönelik bir mesajı var mı?

Türkiye’de hayatın her alanında kadınlara yönelik ayrımcılık ve erkek şiddeti hala çok yaygın. Ancak kadınlar olarak itirazlarımız, dayanışmamız ve mücadelemiz de çok güçlü. OHAL’in getirdiği tüm kısıtlamalara rağmen kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına karşı Türkiye’nin her yerinden kadınlar olarak bir arada duruyoruz. Ancak bu bizlere yetmiyor. Evde, iş yerinde, sokakta, hapishanede haklarımızdan yararlanmak, erkek şiddetini sonlandırmak, gerçek adalete ulaşmak, eşit ve özgür bir hayat için dayanışmaya ve daha fazlasını talep etmeye devam edeceğiz.