Kadınlar İçin, Kadınlarla Destekledik | Sivil Topluma İlham Verecek 4 Proje

Kadınlar İçin, Kadınlarla Destekledik | Sivil Topluma İlham Verecek 4 Proje

7 Mart 2020

Kadınlar toplumları doğurur, kültürlere kök verir; dünyada dengeyi, ilhamı, yaratımı çoğaltır. Kadınlar güçlüdür. Ama öte yandan, herkesin desteğe ihtiyacı vardır. Kadınların da. Kadınlar daha güçlü olsun diye uğraşanların da. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapıda. O zaman tam şu an, Sivil Düşün destekleriyle güçlerine güç katan kadınları, kadınlar için çabalayanları hatırlamanın zamanı! İşte Sivil Düşün AB Programı’nın destekleriyle sesini duyuran sivil toplum örgütü ile aktivistlerin projelerinden birkaç dikkat çeken örnek:

Zor zamanlar kadınlar için daha zor olmasın diye 1 ÇALIŞTAY

Doğal afetlerde kadın ölümlerinin erkeklerin birkaç katı oranında olduğunu biliyor muydunuz? Örneğin bir kadının gece yaşanan bir depremden kaçarken kurtulamama olasılığı daha yüksek çünkü onun evden çıkmadan önce kabul görecek şekilde giyinik olması gerekir, geceliğiyle kendisini dışarı atarsa ayıplanabilir. Bir kadın buna inandığı için ya da kendisini ve çocuklarını güvenli bir yere götürme kararını kendi başına verebileceğini bilmediğinden, daha önce bunu yapmasına hiç izin verilmediğinden, geç kalabilir. Belki bir tsunami ya da selin ortasında kalmıştır. Yüzmeyi ya da ağaca tırmanmayı bilmiyorsa, bunları öğrenerek büyüyen bir erkeğe göre hayatta kalma şansı da daha azdır.  Sistemler dağıldığında, her şey eski haline dönene kadar kadın zarara uğramaya hep daha açık kalacaktır çünkü belki hamiledir, lohusadır, emziriyordur ya da belki kürtaj veya doğum kontrol aracına ihtiyaç duyuyordur. Afet zamanları, kadına yönelik her türlü şiddetin hem aile içinden hem de yabancılardan daha kolay şekilde ortaya çıkmasına da zemin hazırlar. Kadınlar böyle kargaşa zamanlarında kadın ticaretinin ya da insan kaçakçılığının daha çok oranda malzemesi haline gelebilirler.

Bunları Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nden öğrendik. Türkiye için toplumsal dayanışmanın yaygın biçimde ortaya çıktığı önemli olaylardan biri olan 1999 Marmara Depremi ertesi, tamamen gönüllülük esasıyla bir araya gelen Mavi Kalem, ilk çalışma gruplarını kadın ve çocuklar olarak belirlemiş.  

Mavi Kalem ekibi, afet ve acil durum çalışmalarının toplumsal cinsiyet bakış açısı gözetilerek yapılması, bu sayede insani yardım çalışmalarında kadın haklarının korunması ve desteklenmesi amacıyla bir çalıştay düzenlemek istedi, biz de Sivil Düşün olarak onlara destek olduk. “Afet ve Acil Durum Çalışmalarında Kadın Hakları ve Sorunları” başlıklı Çalıştayda, yardım çalışmalarında cinsiyete göre değişen ihtiyaçların farkında olunması; kadınların yardım çalışmalarına katılımının erkekler oranında sağlanması, ihtiyaç analizlerinde kadın sorunlarının ve ihtiyaçlarının görünür olması gibi konular tartışıldı.

Cinsel sağlık ve üreme sağlığı tabu olmasın diye 1 EĞİTİM

2015’in ilk aylarında basında ardı ardına intihar vakası haberleri yer almaya başladı. Van ve Hakkari’den gelen ve genç kadınların kendilerini tandırda astıkları iddiasıyla gündem olan bu haberler, aynı yılın Temmuz ayında 10 yaşında bir kız çocuğunun intiharıyla doruğa çıktı. Bir Kadın Bir Hayat Derneği’nin kurulmasına vesile olan da bu haberin yaşattığı dehşet ve üzüntüydü. Dernek, kendine ilk iş olarak, “Van-Hakkari Kadın İntiharları ve Çocuk Hak İhlalleri Araştırma Projesi” ni yazmak ve hayata geçirmeyi belirledi. Kurumlardan veri temin edemiyorlardı; raporlamalarını kar kış kıyamette, ilçe ilçe köy köy gezerek ve birçok sorunla karşılamalarına rağmen yılmadan devam ederek tamamladılar. Sadece sebeplerin değil çözümlerin de peşinde koşarak fark yarattılar. O yıllardan bugüne, kadınların sosyal yaşamdaki yerlerinin güçlendirilmesi için çalışmayı sürdürüyorlar.

Konunun Türkiye’de, dahası kadınlar arasında büyük bir tabu olması sebebiyle bilgiye erişimde zorluklar yaşandığını fark eden Bir Kadın Bir Hayat Derneği, Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği ile işbirliği içinde, Hakkari’de,  “Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Eğitimi” vermek istedi, biz de Sivil Düşün olarak onlara destek olduk.

AIDS nedir, nasıl bulaşır, HIV’den nasıl korunulur? Kendi kendine meme muayenesi yapmak neden önemlidir? Evlilik ve gebelik yaşı nasıl ertelenir; erken yaşta doğum yapmanın neden olduğu sağlık sorunları nelerdir? Sorular soruları izledi. Şehirde ilk kez gerçekleşen eğitimin yararlancısı olan 20 Hakkarili kadın, programın sonunda, bunca önemli şeyi bu zamana kadar bilmediklerini bile bilmemenin şaşkınlığı içindeydi. Eğitimin ardından Dernek, Hakkari’de toplumsal cinsiyet atölyeleri ve politika üretme üzerine çalışmalar yürütülmesi, kadın meclisi kurulması ve eğitmen havuzu oluşturulması için kolları sıvadı.

Flört şiddeti görünür olsun diye 1 KAMPANYA

Bizler, ayrılığın da aşka dahil olduğunu söyleyen şairlerle büyüdük. Peki ama sevginin şiddeti bunca içermesine nasıl razı geldik? Saygı ve mahremiyetin sınırları tam olarak ne zaman birbirine karıştı? Ailede mi? Sosyal yaşamda mı? Evlilik hayatında mı? Hem kendimiz hem de başkalarının söz ve davranışlarının haksızlığa dönüştüğü yeri ne zaman tartmaya başladık? Şiddetin farklı türlerinden haberdar mıyız örneğin? Kişisel sınırları korumanın, güvende ve iyi hissetmenin hakkımız olduğunu biliyor muyuz? İlişkilerimizde şiddetin kimi zaman üreteni kimi zaman maruz kalanı konumundayız, peki failken ya da madurken bu konumlarımızın ne kadar farkındayız?

Lotus Kadın Dayanışma ve Yaşam Derneği’ne göre, kız çocukları ve genç kadınlar en çok, sevgililik ilişkisi içinde şiddetle karşılaştıklarında, bunu paylaşmak ve yardım istemek konusunda çekimser kalıyor; çünkü sevgililiğ gizli, ayıp, saklanması gereken bir durum gibi görüyorlar. Tüm ilişki biçimlerinde olduğu gibi, sevgililikte de sadece fiziksel değil, psikolojik, sosyal ve dijital şiddetle de yüz yüze gelinebiliyor.

Lotus ekibi, evlilik öncesi ve evlilik dışı ilişkilerin daha konuşulur kılınması ve bu ilişkilerde yaşanan şiddetin görünür hale gelmesi amacıyla bir kampanya yürütmek istedi, biz de Sivil Düşün olarak, onlara destek olduk. Çünkü onlar gibi biz de, kız çocukları ve  genç kadınlar, şiddeti erken yaşlarda  fark edip mücadele mekanizmalarına erişebilirlerse, kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin azalması hatta yok edilmesinde büyük bir yol kat edileceğini düşünüyoruz. “Şiddetim Olma, Sevgilim Ol” kampanyası ile, Kocaeli’nde çalışma gösteren yerel örgüt ve kadınların flört şiddeti kavramıyla tanışmalarına ön ayak olan Dernek, aynı zamanda yürüttüğü sosyal medya kampanyasıyla ulusal düzeyde internet kullanıcılarına da ulaştı.

Kadınlar şiddetle başa çıkabilsin diye 1 AĞ

Bir kadın şiddete maruz kaldığında, bu tüm kadınların meselesi olur. Bir kadının hikayesinin nasıl seyrettiği, şiddetle mücadelenin nasıl seyredeceğini de belirler. Şiddet yaşandıktan sonra geride, hem iyileştirilmesi gereken bir yara hem de sahiplenilmeyi bekeyen bir dava bırakıR. Yaranın iyileşmesinde sosyal ve psikolojik destek, davanın sahiplenilmesinde ise hukuki yardımın rolü vazeçilmezdir. Çünkü bir kadının şiddetin üzerine çıkıp yükseldiği yoldan, bütün kadınlar yürüyüp güçlenebilir. Bir kadının başarabilmesi, tüm kadınların başarabileceklerine dair paha biçilmez bir kanıt, emsal olur, ilham verir.  

İzmir Kadın Dayanışma Derneği, işte bu anlayışla, 2005 yılından bu yana ev toplantılarıyla başladıkları çalışmalarını, bir üst safhaya taşımaya kara verdi.

Dernek, şiddet mağduru kadınlarla çalışacak bir gönüllü psikolog ve avukat ağı oluşturmak istedi; biz de Sivil Düşün olarak, onlara destek olduk. Eğitimlerin ardından gönüllü psikologlar, üç-altı aylık rutin düzenlerde en az iki kadın danışanı takip etti, avukatlar ise ayda dört yönlendirme görüşmesi yaparak onlarca kadına destek oldu.

Sivil Düşün AB programı’nın 2012-2020 yılları arası yolculuğu hakkında daha çok şey öğrenmek isterseniz, ilhamı büyütmek için hazırladığımız kitapçığımızı buradan inceleyebilirsiniz!