Köpekle Yaşam Derneği’nden hayvan hakları konferansı izlenimleri

Köpekle Yaşam Derneği’nden hayvan hakları konferansı izlenimleri

#SivilDüşün desteğiyle 1. Sokak Patileri Farkındalık ve Bakım Uluslararası Konferansı’na katılan Köpekle Yaşam Derneği temsilcileri, konferansla ilgili izlenimlerini yayınladı. Yunanistan’ın Kefalonya Adası’ndaki toplantıda hayvan haklarıyla ilgili küresel sorunları, yerel mevzuatları ve politika yapım süreçlerini tartışan katılımcılar, hayvan hakkı ihlallerine karşı ortak mücadele kararı aldı. Köpekle Yaşam Derneği’nin websitesinde yayınlanan haber aşağıdadır:

“1. Sokak Patileri Farkındalık ve Bakım Uluslararası Konferansı”

Genel bilgiler

“1. Sokak Patileri Farkındalık ve Bakım Uluslararası Konferansı, 24-25 Haziran 2017 tarihlerinde, Yunanistan’ın Kefalonia Adası’nda bulunan Ionioan Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Konferans, bölgenin hayvan kurtarma ve koruma faaliyetlerini yürüten yerel gönüllüler ve gruplar tarafından organize edildi ve hayvan refahı konusunda çalışan Türk ve Yunan katılımcıları bir araya getiren ilk konferans ünvanını kazandı.

Konferansa, çeşitli hayvan kurtarma/koruma dernek, grup ve barınak gönüllülerinden oluşan 20’yi aşkın kişi katıldı. Konferans programında kişisel ve kurumsal deneyimlerini anlatan kişilere söz verildi. Program aynı zamanda Kefalonia yerel yönetiminde görev yapan polis ve itfaiyecileri de bir araya getirdi ve belediye başkanı da kısa bir konuşma yaptı. Yapılan konuşmalar bölgenin yerel sorunları üzerine olsa da, sokak hayvanlarının bakım ve refah yönetimiyle (kısırlaştırma, sahiplendirme, vb.) ilgili aranan çözümlerin evrensel olduğunu kanıtlamış oldu.

Konular ve Konuşmacılar

Bağış toplama etkinlikleri düzenleyen İngiliz katılımcı ve Onur Konuğu John Ellett, aksiyon sporlarındaki uzmanlığını nasıl bu amaca hizmet edecek şekilde kullandığını anlatan bir konuşma yaptı. Kefalonia Animal TRUST’tan Pat Dolman ise, Birleşik Krallık’ta bulunan yardım kurumlarıyla bağlantı kurarak, kermesler düzenlemek ve yurtdışından gönüllü veterinerler davet ederek ücretsiz kısırlaştırma operasyonları sağlamak konusunda detaylı bir sunum yaptı.

Paramedik Peter Lee (Gezici Hayvan Kurtarma) ise sunumunda, arabasında bulunan ufak bir hayvan kurtarma ünitesinin, acil vakalarda ne kadar büyük bir ihtiyacı karşıladığını ifade etti. Konuşmaya katılan turizm sektöründen konuşmacılar ise, sokak hayvanı sorunu ve hayvan hakkı ihlâllerinin turizmi nasıl olumsuz etkilediğinden ve adaya gelen turistleri nasıl köpek, kedi, keçi gibi hayvanların kurtarma operasyonlarına entegre ettiklerini anlattı.

Yunan Mevzuatı

Bir diğer bilglendirici oturum ise, Yunanistan’daki yasal süreçler ile ilgiliydi. Baro Başkanı Panagiotis Kapatos, hayvan refahı ve hakları ile ilgili Yunan yasalarını anlatan detaylı bir sunum yaptı. Sokak hayvanları ve kompanyon hayvanlar ile ilgili yürürlükte olan mevzuat değerlendirildi.

Mevzuat ile ilgili analizini aktaran Kapatos, 4039/2012 ve 4049/2014 no.lu maddelerin, sokak ve evde yaşayan hayvanları bir tuttuğunu ve kanunen suç kapsamında değerlendirildiğini sözlerine ekledi. 12 no.lu maddede ise, hayvan istismarının yasak olduğunu, hayvanların sirklerde ve benzeri yerlerde kullanımının önlenmekte olduğunu açıkladı. Bu maddelerle hayvanların sanatsal amaçlar dahil olmak üzere her türlü eğlence işinde kullanılmasının yasak olduğunu; dövüş ya da farmakolojik ürünlerde kullanılmak üzere yetiştirmenin yasadışı olduğunu ve madde 16’nın tüm hayvanlara karşı yapılan her türlü işkence, istismar ve zalimce davranışın yasaklandığını belirtti. Kısırlaştırmanın ise yasalarda tahrip etme olarak kabul edilmediğini ve böylece kısırlaştırma operasyonları için yasal zeminin sağlanmış olduğunu da sözlerine ekledi. Ayrıca internet aracılığıyla yapılan satış/ticaret/dövüş amaçlı ve/ya insan-hayvan cinsel içerikli videoların da yasak olduğunun altını çiziyor.

Yunan kanunlarının ceza uygulamaları ise bir hayli katı. Kompanyon hayvanların yasadışı ticaretini yapanlar 1 yıl hapis ve para cezasına çarptırılıyor. Hayvan hırsızlığının da aynı şekilde cezası var ve suç tekrarlanırsa cezalar iki katına çıkarılıyor. Belediye idarî para cezaları da isteyebiliyor.

İhlâli doğrulayan organlar, Veteriner Sağlık Kontrol Birimi tarafından istihdam edilen, belediye polisi, hayvan polisi, avcılar birliği, gümrük polisi görevlileridir. Yakın tarihte yapılan bir değişiklikle de Yüksek Mahkeme, hayvan suistimalcisinin suç üstü yakalandığı takdirde derhal yargılanmasına ve mahkemelerce daha sert muamelelere maruz bırakılmasına izin vermektedir. Bu noktada, Türk ve Yunan mevzuatındaki farklılıklar açıkça ortaya çıkmaktadır. Yunan kanunları hayvanları kompanyon olarak tanıyor; istismar, eziyet ve hırsızlık gibi suçlar için daha yüksek cezalar veriliyor. Yunan sistemi, hayvan hakkı ihlâlleriyle özel olarak ilgilenen bir birime de sahip: Hayvan Polisi. Türkiye’den gelen katılımcılar için bu panel oldukça önemliydi. Her ne kadar uygulamada sıkıntılar olsa da, ilerici hayvan refahı yasalarının bu sorunlarla mücadelede itici güç olduğunu gösterdi.

Evgenia Gkintoni (Psychologist, PHD in Clinical Neuropsychology), hayvan psikopatolojisinde terk etme ve kötü muamele ile ilgili konularda kapsamlı bir açıklama sundu. Sunumundan, yararlı bulduğumuz iki önemli çıkarım vardı. Birincisi, internetin, insanların hayvanları “tüketim” olarak kullanmalarını daha kolay hale getirdiği gerçeği; ikincisi ise hayvanların kötüye kullanımının, başka suçların ilk adımı olduğu.

Türkiye, Sinop’tan Irem Ebru Kuru, Erasmus programları vasıtasıyla gönüllülerle çalışmakla ilgili deneyimlerini paylaştı ve akreditasyon süreci hakkında bilgi verdi.
Konferansın sonuna yaklaşırken, Veteriner Hekim Lefteris Psarros, Leishmaniasis üzerine detaylı klinik bilgiler verdi ve tedavi yöntemlerini anlattı; Kefalonia İtfaiye Teşkilatı’ndan Dimitris Baboulis ise hayvan kurtarma operasyonlarında kurumlarının yerini ve bu görevi başarıyla yerine getirmenin verdiği gururu dinleyicilerle paylaştı. Konferansa ev sahipliği yapan ve aynı zamanda organizatörlüğünü üstlenen Vasiliki Leventakou ise “Hayvanlar ve Çocuk Gelişimi” konusunda yaptığı sunumla konferansın sonuna gelindi.
Konferans programı genel olarak Yunan yerel konularıyla sınırlı olmakla birlikte, hayvan refahı konularının bir resmini sundu ve bunların çok yöntemli bir yaklaşımla nasıl ele alındığını ortaya koydu.

Kefalonia Adası’nda yaşayan İngilizler’in toplulukta oynadığı önemli rol, ihtiyaç duyulan şeylerin sadece gençleri hedef alarak gerçekleştirilebileceği ve kültürel tutumun da değiştirilmesi gerektiği konusunu gündeme getirdi.”