“Sıfır Atık” TURMEPA ile yaygınlaştırılıyor

“Sıfır Atık” TURMEPA ile yaygınlaştırılıyor

#İklimİçin kampanyası kapsamında DenizTemiz Derneği/TURMEPA ile konuştuk. Sorularımızı TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu yanıtladı.

Sivil Düşün’den aldığı Savunuculuk ve Kampanya Desteği kapsamında, Sualtı Atık Sergisi ve Eğitim Atölyesi’nin materyallerini hazırlayan DenizTemiz Derneği/TURMEPA, öğrenciler arasında “sıfır atık” kavramını yaygınlaştırmaya devam ediyor.

Türkiye’de deniz ve kıyıların korunmasına yönelik çalışan TURMEPA’nın çalışmalarından ve hedeflediği kitleden söz edebilir misiniz?

DenizTemiz Derneği/ TURMEPA olarak 25’inci yaşımızda gururla 8 milyon 300 bin öğrencimize çevre dersleri vererek denizlerimizi sevdirdiğimizi belirtmek isterim. Bu çok büyük bir rakam. Bununla gurur duyuyoruz. 25 yılda 16.000 eğitimci yetiştirdik. Ayrıca eğitim modüllerimizi Fatih Projesi’ne hibe ederek 18 milyon öğrencinin kullanımına sunduk. TURMEPA olarak eğitim, gönüllülük ve koruma alanlarında pek çok proje geliştiriyor ve yürütüyoruz ancak öncelikli hedefimiz, farkındalığı olabildiğince artırmak ve eğitimi olabildiğince yaygınlaştırmak; çocuklar, gençler ve yetişkinlere yönelik projeler yapmak. Deniz, bir zincirin halkası ve tüm ekosistemi etkiliyor. Temiz denizler olmasa soluk bile alamayacağımızı birçok kişi bilmiyor. Aldığımız iki nefesten birini denizlerimiz sağlıyor. Bunu hiç unutmamamız, bizi bekleyen bu hayati sıkıntıları çeşitli projelerle insanlara anlatmamız, hatırlatmamız gerekiyor.

Bizim her yaş grubuna yönelik eğitim modüllerimiz var. 25 yıldır Milli Eğitim Bakanlığı ile el ele okullarda çevre eğitimleri veriyoruz, Bakanlığımızla ayrıca gerçekleştirdiğimiz protokoller ile bu iş birliklerimizi perçinliyoruz. Örneğin bu yıl eğitim alanında İstanbul Kalkınma Ajansı hibesiyle bizi çok heyecanlandıran dev bir projeye imza atıyoruz. Adı “Çocuklar Suyu Kodluyor. H2Okullu Oldu!”. Projemiz İstanbul Valiliği, Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla 18 ay boyunca sürecek. “Denizlerin Önemi”, “Sıfır Atık” ve “Kodlama” eğitimlerini içeriyor. İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki 28 okulda öğrenim gören 5. ve 6. sınıf öğrencilerinden oluşan 4905 çocuğa ve 364 öğretmene suyun önemine dair eğitimler verildi. Ayrıca proje kapsamında bir STEAM yani Fen, Teknoloji, Mühendislik, Sanat ve Beşeri Bilimler ve Matematik laboratuvarı inşa edildi. Proje süresince çocuklara denizlerin ve suyun yaşamımızdaki önemi aktarılırken, onlar da bu konuda deneysel çalışmalar yapacaklar. Laboratuvarda aldıkları STEAM eğitimi sonrasında da mentörler eşliğinde kendilerine sağlanan materyallerle kendi projelerini üretecekler. Tasarlanan yaklaşık 60 proje, kapanış panayırında İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde sergilenecek. Projenin denizel eğitimler Mayıs ayında tamamlandı. Yine bu yıl boyunca Prince Albert II of Monaco Foundation desteğiyle Muğla’da marinalarda ve merkezdeki okullarda yaptığımız eğitimlere ek olarak köylerdeki çocuklar için temiz deniz ve çevre eğitimleri yürütüyoruz.

Gönüllü kazanma çalışmalarımız da büyük bir yoğunlukla devam ediyor. Yürüttüğümüz çalışmalarla gönüllü sayımız 7 bin 500’e ulaştı. Bu aktif gönüllü sayımızdır. Bunun altını çizmek isterim. Balıkesir, Çanakkale, Denizli, İstanbul, Kocaeli ve Muğla olmak üzere 6 ilde, 10 üniversitede, 11 Deniz Elçileri Topluluğumuz bulunuyor. Yeni gönüllüler kazanmak için oryantasyon ve eğitici eğitimlerimizi de tüm hızıyla sürüyoruz. Bu yıl King Baudouin Foundation United States’in sağladığı fonla “Çevrimiçi Gönüllülük Projesi’ne başlayacağız. Bu projeyle aktif gönüllülüğe zamanı olmayanların sosyal medya üzerinden TURMEPA Gönüllüsü olmasını teşvik edeceğiz.

Bunun yanı sıra Mavi Kıyılar Projesi – Atık Alım Tekneleri ve Deniz Süpürgesi, Sualtı Atık Sergisi ve Eğitim Atölyesi, Masmavi Deniz Eğitim Kampı, Sabri Ülker Çevre Ödülü, 23 Nisan Çocukları Denizle Buluşuyor, denizlerimizin ve göllerimizin kirliliğine dikkat çekmek amacıyla engelli milli sporcu Kemal Özdemir ile sürdürülen Her Kulaç Denize Bir Nefes, atık yağ toplama projesi, Uluslararası Mavi Çözüm Konferansı gibi gelenekselleşmiş çok sayıda projemiz var.

Markalarla yürüttüğümüz özel farkındalık projelerimiz sürüyor. Bizim çok önem verdiğimiz kıyı temizleme etkinliklerimiz düzenli olarak devam ediyor. Özel sektör çalışanlarıyla gerçekleştirdiğimiz bu etkinliklerin yanında yılda iki kez tüm dünyayla eşzamanlı olarak Akdeniz’i Temiz Tutalım ve Uluslararası Kıyı Temizliği Günü (ICC) etkinlikleri yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl bir ilk olarak Dünya Balık Göçü Günü kapsamında 5 Mayıs’ta TURMEPA Gönüllüleri, İstanbul Kilyos, İzmir Bulgurca, Van Gölü ve Denizli Işıklı Gölü’nde 410 kg katı atık topladı. Etkinlik sonunda Hollanda Dünya Balık Göçü Vakfı’na raporlamamızı yaptık. Bütün bunların yanı sıra onlarca tamamlanmış projemiz var. Sadece denizle ilgili TV programları da yaptık, farkındalık yaratmak amacıyla fotoğraf yarışmaları da düzenledik. Bizim amacımız; denizlerimizi kazanarak aslında ülkemizin geleceğini kazanmak.

Sualtı Atık Sergisi ve Eğitim Atölyesi’nden ve etkisinden kısaca söz edebilir misiniz?

2010 yılında kapılarını açan Türkiye’nin İlk Sualtı Atık Sergisi ve Eğitim Atölyesi’ni 9 yılda 10 bini aşkın çocuk ziyaret etti. Denizden çıkarılan atıklarla oluşturulan sergiyi ziyaret eden çocuklar, eğlenerek denizdeki doğal yaşam hakkında bilgi alıyor ve denizlerimizi neden korunması gerektiğini kavrıyor.  Sergi her sene yenilenen temasıyla güncel çevre sorunları hakkında katılımcı çocukları bilgilendiriyor. Sergiyi gezen çocuklar, interaktif eğitim atölyesiyle öğrendiklerini pekiştirme şansı buluyor. Çocuklar hem Türkiye’nin ilk Sualtı Atık Sergisi’ni ziyaret ederek denizden çıkan nesneleri inceleme imkânı buluyor, hem de çeşitli oyun ve atölye çalışmalarıyla da öğrendiklerini pekiştirme fırsatı yakalıyor. Bu projede öğrenciler, atıkların deniz canlılarına ve suya verdiği zararı fark ediyor, deniz temizliğinin önemini kavrıyor ve denizlerin %50-70 oranında oksijen sağladığını öğreniyor.

Yararlandığınız Sivil Düşün desteğini kısaca anlatır mısınız?

TURMEPA olarak “Savunuculuk ve Kampanya Desteği” kategorisi, Çevre ve Ekolojik Haklar Birincil Tematik Alan ve Çocuk Hakları İkincil Tematik Alan’da Sivil Düşün’e başvuru yaptık. 2019 yılında projemizin sürdürülebilirliği kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın başlattığı Sıfır Atık projesini yaygınlaştırmayı ve bu konuda farkındalık oluşturarak geleceğin savunucusu olan gençleri yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda, her yaz farklı bir temayla yaklaşık 2000 öğrenciye ev sahipliği yapan Sualtı Atık Sergisi ve Eğitim Atölyesi, bu yıl “Bireysel Sorumluluklarımı Yerine Getiriyor, Geleceğime Sahip Çıkıyorum” sloganıyla yola çıkarak “Sıfır Atık” temasıyla ziyaretçilerini ağırlıyor. Atölyede çocuklar, “geri dönüşüm”, “bireysel sorumluluklar”, “suyun önemi” ve “su kirliliği” gibi çevre  konularında bilinçlendiriliyor.

Sivil Düşün’ün sağladığı destek ile eğitimlerimizin içeriğini oluşturan eğitim setleri (eğitici kartlar, kılavuz, eğitim alanı, duvar, pano vb. tasarımlar ve baskılar yapıldı.

Yaygınlaştırmaya çalıştığınız “sıfır atık” kavramından söz edebilir misiniz?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca başlatılan ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’ni hem TURMEPA olarak hem de kişisel olarak destekliyorum. TURMEPA olarak Sıfır Atık Projesi’nin yaygınlaşması için özellikle deniz eğitimleriyle katkı sunuyoruz. Bu çalışmaları daha da büyütmek hedefiyle Bakanlığımız ile iş birliği yaparak yeni bir adım attık ve ortak bir projeyi hayata geçirerek 10 Haziran’da İstanbul’da Sıfır Atık Mavi dönüşümünü başlattık. Yaz boyunca devam edecek “Sıfır Atık Mavi” seferberliğiyle ülkemiz kıyı ve denizlerinin korunmasına destek olmayı amaçlıyoruz. Bu dönüşüm denizlerimizi korumak hedefiyle her birimizin birey olarak, kuruluş olarak, yerel yönetimler olarak farkındalığımızın artacağı, israfın önleneceği, milli servetimizin geri kazanılacağı hepimizin çıkması gereken bir yolculuk ve biz İstanbul’dan topyekün mavi bir yolculuğa çıktık.

“Sıfır Atık Projesi”, israfı önleyen, kaynakların verimli kullanılmasını sağlayan, atık oluşumunu minimize eden, atığın kaynağında ayrı ayrı toplanmasını ve geri kazanımını sağlayan bir atık yönetim felsefesi. Ülkemizde herkesin katkıda bulunması gerekiyor çünkü tüketimin çevre etkisini azaltmakla ilgili bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük ve en kapsamlı projeyi el ele vererek hep birlikte başarabiliriz. Biz de bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığımız ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri ile yaptığımız protokoller çerçevesinde okullarda Sıfır Atık eğitimleri de veriyoruz. Özel sektöre yönelik seminerler düzenliyoruz. Toplumun yaşantısını zenginleştirecek, geliştirecek büyük bir adım.

Şu anda ülke genelinde plastik poşet düzenlemesiyle başlayan bir seferberlik yaşıyoruz. Biz üç yıldır çeşitli markalar ile Poşetsiz Dünya kampanyasını yürüttük ve poşet tüketimi bu markalarda yüzde 60 azaldı. Alışmamız zaman alacak, tabii ki henüz işin başındayız ancak bu uygulamayla İrlanda’da 3 yılda plastik poşet kullanımının % 80 azaldığını, çocuk ve gençlerin alışkanlıklarını değiştirdiğini düşünürsek projenin gelecekte sağlayacağı faydayı hesaplayabiliriz. Bunun yanında “Sıfır Atık Projesi” ile sağlanacak kazanımlar ülkemizi bu alanda başka bir lige taşıyacak. Şimdi “Sıfır Atık Projesi” tam anlamıyla uygulanmaya başlandığında insan olarak hayatımızın ne kadar “zenginleşeceğini” düşünelim. Yani bu, ülkemizin gelişmişliği yanında bireysel olarak da hayatımızı olumlu etkileyecek bir proje. Bu nedenle biz çalışma alanının lideri bir STK olarak “Sıfır Atık” projesine tam destek veriyoruz.

TURMEPA olarak özellikle Sıfır Atık’a destek vermek için son dört yıldır plastiklerden kaynaklanan kirlilik konusunda ulusal ve uluslararası çapta çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Film gösterimleri, konferanslar ve çeşitli etkinliklerle plastik kirliliğine dair farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Plastic Oceans Foundation tarafından çekilen, 4 yılda dünyanın dört bir yanında deniz ve okyanusların durumunu inceleyen “A Plastic Ocean” isimli çok çarpıcı bir belgesel çalışması var. Bu özel belgeseli özellikle üniversiteli gençlerle buluşturmak amacıyla gösterimler gerçekleştiriyoruz. Plastik kirliliği konusunda bilinçlendirme seminerlerimizle tek kullanımlık plastiği azaltmanın önemini vurguluyoruz. Bu seminerlerle şimdiden şirketlerde ve üniversitelerde 2 bini aşkın kişiye ulaştık. Dünyanın giderek en büyük sorunu haline gelen plastik ve mikroplastik kirliliği konusunda kamuoyunu bilinçlendirmek ve politikalar üretmek amacıyla uluslararası toplantılara katılıyor ve derneğimizin projelerini paylaşıyoruz. Diğer ülkelerin de bu çalışmalardan ilham aldığını görmek bize mutluluk veriyor.

İklim değişikliği konusunda sizce Türkiye’de atılması gereken ilk adım nedir?

Çevre bilincini vatandaşlarımıza ve özellikle çocuklarımıza kazandırmamız gerekiyor. Denizlerdeki kirliliğin yüzde 80’i karasal kaynaklı, bu sebeple deniz ve çevre kirliliğini önlemek, karada yaşayan biz insanların, hepimizin elinde. Temizlemekten ziyade kullanımı azaltmayı ve bununla birlikte atmamayı/attırmamayı öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Bu konuda şunu vurgulamak istiyorum: TURMEPA gibi sivil toplum kuruluşları olarak bize düşen en önemli görev, sürdürülebilir ve örnek projeler geliştirmek. Elbette tek bir sivil toplum kuruluşunun çabası, iklim değişikliğini engellemek, deniz kirliliğini önlemek için yeterli değil. TURMEPA’nın denizlerin tamamını temizlemeye ne parası ne de insan gücü yeter. TURMEPA gibi kamu yararına çalışan dernekler, çözüme yönelik örnek projeler geliştirerek ancak devlet kuruluşlarına, yerel yönetimlere yardımcı ve destek olabilirler. TURMEPA atık alım teknelerini de bu doğrultuda değerlendirmeliyiz. Örneğin özellikle kıyı belediyelerinin dikkatini çekmek için yıllardır süren bu mücadelemiz geçtiğimiz yıllarda Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından örnek alınarak genişletildi. TURMEPA, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne iki filika ve atık kabul tesisi hibe ederek bu çalışmayı destekledi. Bu vesileyle koylarda katı atık toplama konusundaki bayrak Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiş oldu. Tüm projelerimizde bu şekilde ilerleyerek gerçekten fark yaratabiliriz diye düşünüyorum.

“#İklimİçin…” mesajınız ne olur?

İklim için çevre konusunda devlet kurumları, üniversite, STK, özel sektör arasında somut iş birlikleri geliştirmeye devam etmeliyiz. Yine uluslararası yürütülen kampanyaların ülkemizde de başlatılması, kirlilikle mücadele açısından çok önemli. Dünyada çevremizi, deniz ve okyanusların çevresini etkileyecek yatırım süreçlerinin ekosistem hizmetleri gözetilerek değerlendirilmesi hem yatırımın hem de ekosistemin sürdürülebilirliği açısından büyük rol oynuyor. Ve son olarak yine her şeyin başı eğitim diyorum. Çevre konusunda bilinçli bireylerin topluma kazandırılması için tüm eğitim sistemi müfredatlarında ekosistem ve sürdürülebilirlik konulu dersler yer almalı. Kamu tarafından deniz kirliliğiyle mücadele konusunda vatandaşları bilinçlendirici projeler yapılmalı.