Sivil Düşün Hakları Yaşatmaya Çağırıyor: Kağıtta Değil Hayatta!

 Sivil Düşün Hakları Yaşatmaya Çağırıyor: Kağıtta Değil Hayatta!

1948 yılında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, insanlığın tarih boyunca öğrnediği derslerin üzerine inşa edilmiş bir yemindi.

“İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması”[1] için “hürriyet ile adaletin dünya barışının temeli olmasını” hedefliyordu. İnsanlık onurunu değerli bir taş gibi koruyup saklayarak, hakları tanıyarak ve uygulayarak ulaşacağımız ortak, yüksek ideali tasvir ediyordu. Bağlayıcı değildi ama kısa sürede, insan hakları, düşünce ve siyaset dünyasının merkezine geri dönülemez biçimde yerleşti ve evrensel normlar olarak kabul gördü.

Ne demişler; söz uçar, yazı kalır. Yazıyla verdiğimiz sözler bizi birbirimize bağladı. Yazı, her dönüp baktığımızda bize insanlık olarak çektiğimiz acıları ve elbette bu acılardan çıkardığımız dersleri, önümüze koyduğumuz hedefleri, varmak istediğimiz ufku hatırlattı. Anlaşmalar, bizim, uyum içinde bir arada yaşama ulaşmak yolunda kılavuzlarımız haline geldi; bize bir yön ve amaç verdi.

Yazı hep kalmalı. Ama insanlığın büyük sözlerinin hayatın içinde gerçek karşılıklarını bulabilmesi için sizce de daha fazlası gerekmiyor mu? Haklarımızı eski metinlerin durağanlığından, kağıtların sınırlı çerçevesindan özgürleştirmek için bizim de üzerimize düşenler yok mu?

Nasıl? Belki de o büyük sözlerle yeni karşılaşma fırsatları yaratarak. Haklarımızla yeni tanışma yolları bularak. Hakların, yaşamımızda tam olarak nerelerde, nasıl ifade bulduğunu; bize kazandırdıklarını ve yokluklarında mahrum bıraktıklarını kavrayabilmek için onlara yakından bakmaya, üzerlerinde düşünmeye, bir arada konuşmaya ne dersiniz?.

Hakların Yaşıyor kampanyasına ilham veren tam da bu. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabulünün 72. yılını kutladığımız şu günlerde, kağıt üzerine mühürlediğimiz sözlerin birer madde değil, nasıl yaşayacağımıza yön veren özgürleşme fırsatları olduğunu, hep beraber yeniden fark edelim istiyoruz.

Haklarımızın yaşamlarımızda tam olarak nereye denk geldiğini birlikte keşfetmek, böylece onları yaşatacak olanların yine bizler olduğunu anımsamak istiyoruz.

Çünkü İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini işte ancak o zaman onurlandırmış olacağız. Onun anlattıklarına can verip, yaşamlarımızda var ettiğimizde.

İşte bu amaçla Sivil Düşün, İnsan Hakları Haftasının başladığı 10 Aralık’tan itibaren, 20 Aralık’a kadar, 10 gün boyunca her gün, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde korumaya alınan haklarımızdan birini gündeme taşıyacak. Her gün, hayatın içinden fotoğraflar paylaşıp dijital tartışmalar yürüterek, hakların yaşamımızda durduğu yerin hep beraber adını koymaya çalışacak; sivil toplumun hakları yaşatmak için yaptığı çalışmaları hatırlayarak ilhamı büyüteceğiz.

Kampanyaya destek olarak sesimizi büyütmek için Sivil Düşün’ü her gün Instagram üzerinden takip ederek #yaşasın etiketiyle, Hakları Yaşat meydan okumasına katılabilir, Facebook ve Twitter’da başlıkları her gün yenilenecek Kağıtta Değil Hayatta tartışmalarına dahil olabilirsin.

 

[1] https://www.un.org/en/universal-declaration-human-rights/